Son dönemde bölgede yaşanan hareketlilik ve İsrail hava araçlarının sınırımıza yakın noktalarda icra ettiği operasyonlar, savunma kamuoyunda "Türk radarları İsrail F-35’lerini tespit edebiliyor mu?" sorusunu bir kez daha en üst sıraya taşıdı. Sosyal medya platformlarında paylaşılan bazı iddialarda, Türkiye'nin ASELSAN tarafından geliştirilen ERALP ve ALP serisi erken uyarı radarları sayesinde dünya üzerinde F-35 yakalayabilen nadir ülkelerden biri haline geldiği vurgulandı. Ancak bu iddiaların bir kısmı milli başarılarımızı doğru bir zemine oturturken, bir kısmı ise radar fiziği ve askeri operasyonel süreçler açısından teknik abartılar ve eksiklikler barındırıyor.
ASELSAN'ın ERALP Radarı ve S-Bant Avantajı
Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği Galyum Nitrür (GaN) temelli AESA radar teknolojisi, küresel savunma sanayii liginde ülkeye katma değer sağlayan devrim niteliğinde bir başarıdır. Bu kapsamda öne çıkan ERALP erken uyarı radarı, kullandığı S-Bant frekansı sayesinde düşük görünürlüklü (stealth) hava araçlarına karşı belirli avantajlar sunmaktadır. F-35 gibi beşinci nesil savaş uçaklarının gövde tasarımı, radar kesit alanını (RKA) düşürmek üzere genellikle hava savunma füzelerinin güdümünde kullanılan yüksek frekanslı X-Bant radarlara karşı optimize edilmiştir. ERALP gibi daha uzun dalga boyuna sahip arama radarları, bu uçakların tespit edilmesinde daha avantajlı frekans spektrumunda görev yapmaktadır.
Teknik Gerçekler: Yapay Zeka ve Kalman Filtreleme
Sosyal medyada yer alan bazı anlatılarda uçağın birkaç saniye sonraki konumunun yapay zeka ile hesaplandığı öne sürülse de, askeri radar mimarisinde bu süreç farklı işlemektedir. Hedefin kinematik takibi ve gelecek konumunun öngörülmesi, 1960'lardan bu yana havacılık ve savunma sistemlerinde standart olarak kullanılan, hedef hızı ve ivmesine dayanan klasik Kalman Filtreleme matematiğine dayanır. Modern radarlarda yapay zeka ve makine öğrenimi ise doğrudan konum tahmininden ziyade, yoğun elektronik harp (EH) ve karıştırma (jamming) altındaki karmaşık elektromanyetik spektrumda gürültülerin ayıklanması, dost-düşman tanıma ve hedef sınıflandırma aşamalarında aktif rol oynamaktadır.
RKA Fiziği ve Öldürme Zinciri Süreci
Radar tespit kabiliyetini değerlendirirken radar kesit alanı (RKA) fiziğini ve bütüncül "öldürme zinciri" (kill chain) sürecini göz ardı etmek teknik olarak hatalı sonuçlar doğurur. Fizik kurallarına göre bir radarın tespit menzili, hedefin RKA'sının dördüncü dereceden köküyle ters orantılıdır. Bu durum, F-35 gibi radarda iz boyutu son derece küçük olan bir hedefe karşı ERALP gibi güçlü radarların bile normal menzillerinin daralacağı anlamına gelir. Ayrıca anti-stealth radar üretebilen ülke sayısının yedi ile sınırlı olduğu yönündeki iddialar bilimsel bir tabana dayanmamakta; İngiltere, İsveç, Hollanda, İtalya ve Güney Kore gibi ülkeler de benzer gelişmiş AESA radar teknolojilerine sahip bulunmaktaktadır. Sonuç olarak ASELSAN mühendislerinin geliştirdiği radarlar stratejik bir güç çarpanı olmakla birlikte, modern askeri operasyonlar çok katmanlı ve karmaşık bir entegrasyon gerektirir.
Bu haber, Ajans Savunma editoryal standartları çerçevesinde Yapay Zeka destekli algoritmalar tarafından orijinal kaynaktaki teknik verilere sadık kalınarak yeniden derlenmiştir. Orijinal Kaynak: Tolga Özbek
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın