Türk savunma sanayiinin öncü şirketlerinden ROKETSAN, Mavi Vatan'ın güvenliğini artırmak ve dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmak amacıyla yürüttüğü projelerde kritik aşamaları geride bırakıyor. Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilen etkinliklerde açıklamalarda bulunan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, deniz platformlarına entegre edilen yerli mühimmatlar ve hava savunma sistemlerindeki son gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Türkiye'nin denizlerdeki operasyonel kabiliyetini tavan yaptıran bu projeler, aynı zamanda stratejik bir ihracat potansiyeli de barındırıyor.
ATMACA ve AKYA ile Denizlerde Tam Bağımsızlık
Türk Deniz Kuvvetleri'nin vuruş gücünü en üst seviyeye çıkaran sistemlerin başında yerli gemisavar füzesi ATMACA ve ağır sınıf torpido AKYA geliyor. Fırkateynlere ve MİLGEM sınıfı korvetlere entegre edilen ATMACA, deniz savaşlarında Türk donanmasına büyük bir üstünlük sağlarken, dış tedarik bağımlılığını da tarihe gömdü. Denizaltıların en önemli caydırıcı unsuru olan AKYA ağır sınıf torpidosu ise deniz altındaki operasyonel üstünlüğü tescilliyor. Ayrıca ROKETSAN'ın geliştirdiği yenilikçi sistemlerle, denizaltılara ATMACA seyir füzesi atma yeteneğinin kazandırılması da deniz platformlarının stratejik vuruş gücünü bambaşka bir boyuta taşıdı.
LEVENT Yakın Hava Savunma Sistemi ve İhracat Hedefleri
Gemilerin asimetrik tehditlere ve yakın hava hedeflerine karşı korunmasında hayati önem taşıyan LEVENT yakın hava savunma füze sistemi için test ve entegrasyon süreçleri hız kesmeden devam ediyor. Çok yakın bir zamanda platform entegrasyonunun genişletilmesi ve aktif olarak gemilerde boy göstermesi hedeflenen LEVENT, sadece Türk Deniz Kuvvetleri için değil, küresel pazar için de büyük bir iddia taşıyor. Özellikle Körfez ülkeleri başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerin hava savunma sistemlerine yönelik artan talepleri doğrultusunda, LEVENT'in uluslararası alanda da önemli bir ihracat kalemi olması bekleniyor.
SİDA'lar Güdümlü Füzelerle Donatılıyor
Geleceğin deniz harp teknolojileri arasında gösterilen insansız deniz araçları (SİDA), ROKETSAN'ın geliştirdiği akıllı mühimmatlarla adeta birer taarruz platformuna dönüşüyor. CİRİT, SUNGUR, ÇAKIR ve L-UMTAS füzelerinin SİDA'lara entegrasyonuna yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu entegrasyonlar sayesinde insansız deniz araçları, sadece keşif ve gözetleme yapan yapılar olmaktan çıkıp, yüksek hassasiyetli vuruş yeteneğine sahip etkin birer caydırıcı güce evriliyor. Böylece Türkiye, otonom deniz sistemlerinde de dünyada söz sahibi ülkeler arasındaki konumunu sağlamlaştırıyor.
MİDLAS ile Çok Katmanlı Hava Savunma Kalkanı
Deniz platformlarının öz savunmasını güçlendirmek adına Milli Dikey Atım Lançer Sistemi (MİDLAS) projelerine de ağırlık veriliyor. MİDLAS entegrasyonu kapsamında SİPER ve HİSAR füzelerinin deniz platformlarından ateşlenebilmesi yönündeki çalışmalar stratejik bir kazanım olarak öne çıkıyor. Bu sayede Türk savaş gemileri, geleceğin harp ortamında karşılaşabilecekleri karmaşık hava tehditlerine karşı çok katmanlı, yerli ve milli bir hava savunma kalkanıyla donatılmış oluyor.
Bu haber, Ajans Savunma editoryal standartları çerçevesinde Yapay Zeka destekli algoritmalar tarafından orijinal kaynaktaki teknik verilere sadık kalınarak yeniden derlenmiştir. Orijinal Kaynak: Hava Haber
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın