AJANS SAVUNMA İSTİHBARAT AĞI | 03.11.2026 20:29 TSİ
SAVUNMA İHRACATI: $7.15B ▲ YERLİLİK: %82.4 USD/TRY 49.99 EUR/TRY 55.97 ASELS ▲ %2.14
TR / EN
SON DAKİKA
Leonardo DRS, ABD Kara Kuvvetlerinin yüksek enerjili lazer programında görev alacak•KOLT’tan savunma sanayiinde yeni sevkiyat: Güç kaynakları dünyanın dev şirketine gönderildi•Saab, geliştirdiği yapay zekâ sistemlerini Gripen E savaş uçağında test etti•TÜBİTAK SAGE 45 aday araştırmacı alımı gerçekleştirecek•Prof. Dr. Cenk Özgen: “Türkiye MUGEM’le ‘uçak gemisi ligine’ girmeye hazırlanıyor”•OSSA ile İtalya’daki DAC arasında iş birliği anlaşması imzalandı•Türk savunma ve havacılık sektöründen rekor ihracat•Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: “Savunma sanayisinde hedef ‘zihinsel cepheyi’ güçlendirmek”•İnsansız sistemlerdeki “Türk gözü” sınırları aştı•Northstar Deniz Araçları’na EYDEP Sertifikası•Leonardo DRS, ABD Kara Kuvvetlerinin yüksek enerjili lazer programında görev alacak•KOLT’tan savunma sanayiinde yeni sevkiyat: Güç kaynakları dünyanın dev şirketine gönderildi•Saab, geliştirdiği yapay zekâ sistemlerini Gripen E savaş uçağında test etti•TÜBİTAK SAGE 45 aday araştırmacı alımı gerçekleştirecek•Prof. Dr. Cenk Özgen: “Türkiye MUGEM’le ‘uçak gemisi ligine’ girmeye hazırlanıyor”•OSSA ile İtalya’daki DAC arasında iş birliği anlaşması imzalandı•Türk savunma ve havacılık sektöründen rekor ihracat•Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: “Savunma sanayisinde hedef ‘zihinsel cepheyi’ güçlendirmek”•İnsansız sistemlerdeki “Türk gözü” sınırları aştı•Northstar Deniz Araçları’na EYDEP Sertifikası•
Deniz Sistemleri

Prof. Dr. Cenk Özgen: “Türkiye MUGEM’le ‘uçak gemisi ligine’ girmeye hazırlanıyor”

Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Özgen, Türkiye’nin Milli Uçak Gemisi (MUGEM) Projesi’ni ve projenin Türk Deniz Kuvvetlerinin gelecek vizyonundaki yerini AA Analiz için kaleme aldığı yazıda değerlendirdi....

Prof. Dr. Cenk Özgen: “Türkiye MUGEM’le ‘uçak gemisi ligine’ girmeye hazırlanıyor”

Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Özgen, Türkiye’nin Milli Uçak Gemisi (MUGEM) Projesi’ni ve projenin Türk Deniz Kuvvetlerinin gelecek vizyonundaki yerini AA Analiz için kaleme aldığı yazıda değerlendirdi.

Türk Deniz Kuvvetlerinin açık denizlere yönelişinin önemli simgelerinden biri olarak öne çıkan MUGEM’in inşa çalışmalarının devam ettiğini belirten Özgen, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun açıklamasına göre geminin 27 Eylül 2027’de denize indirilmesinin, 2032 yılı içerisinde ise hizmete girmesinin hedeflendiğini aktardı.

Özgen, Savunma Sanayii Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve İstanbul Tersanesi Komutanlığı işbirliğiyle yürütülen projede, tasarım ve alt sistemler dahil yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına ulaşılmasının hedeflendiğine dikkati çekti. Bu hedefin, Türk savunma sanayisinin karmaşık deniz platformlarında özgün teknoloji ve mühendislik çözümleri geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.

MUGEM’in Türk Deniz Kuvvetleri için bugüne kadar inşa edilen en büyük platform olacağını vurgulayan Özgen, geminin 285 metre uzunluğa, 72 metre genişliğe, 10,1 metre su çekimine ve 60 bin ton deplasmana sahip olmasının planlandığını kaydetti.

Mevcut envanterdeki en büyük platform olan TCG Anadolu’nun 231 metre uzunluğunda ve yaklaşık 27 bin ton deplasmanında olduğunu hatırlatan Özgen, MUGEM’in boyutlarının ve sağlayacağı kapasite artışının Türk Donanması açısından yeni bir döneme işaret ettiğini belirtti.

Geminin STOBAR (Kısa Mesafeden Kalkış, Bariyerle Duruş) konfigürasyonunda tasarlandığını aktaran Özgen, baş kısmında 12 derecelik kalkış rampası bulunacağını bildirdi. MUGEM’in harekât ihtiyaçlarına göre CATOBAR (Mancınık Destekli Kalkış, Bariyerle Duruş) konfigürasyonuna dönüştürülmesine imkan sağlayacak bir altyapıya sahip olmasının da gündemde olduğunu ifade etti.

MUGEM’in 52 hava aracına ev sahipliği yapmasının planlandığını belirten Özgen, geminin hava gücünün insanlı ve insansız platformlardan oluşmasının beklendiğini kaydetti.

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun açıklamalarına da değinen Özgen, Türk Deniz Kuvvetlerinin gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda HÜRJET’in deniz versiyonunun geliştirilmesinin planlandığını aktardı. Deniz versiyonunda daha yüksek itki gücüne sahip motor kullanılması, korozyona karşı korumanın artırılması ve iniş takımlarının güçlendirilmesi gibi değişikliklerin öngörüldüğünü belirtti.

İnsansız hava araçları bakımından Baykar’ın KIZILELMA ve TUSAŞ’ın ANKA-III platformlarının öne çıkan adaylar olduğunu ifade eden Özgen, Baykar tarafından kısa pistli deniz platformlarında görev yapmak üzere geliştirilen BAYRAKTAR TB-3’ün de MUGEM’de konuşlandırılabileceğine işaret etti.

TB-3’ün sonobuoy atış testleri gerçekleştirdiğini hatırlatan Özgen, bu kabiliyete sahip İHA’ların uçak gemisinde görev yapmasının denizaltı savunma harbi faaliyetlerinin etkinliğini artırabileceğini değerlendirdi.

Özgen ayrıca MUGEM’in insansız deniz araçlarının konuşlandırılmasına uygun bir tasarıma sahip olmasının öngörüldüğünü belirterek, bu özelliğin uçak gemileri açısından dünyada bir ilk olma niteliği taşıyabileceğine dikkati çekti.

Modern deniz harekât ortamında hedef tespit ve uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetlerinin gelişmesiyle büyük su üstü platformlarının hayatta kalmasının zorlaştığını belirten Özgen, buna rağmen uçak gemilerinin denizden güç intikali konusunda önemini koruduğunu vurguladı.

ABD, Çin ve Fransa gibi ülkelerin yeni uçak gemisi projelerine yatırım yapmayı sürdürmesinin de bu platformların stratejik önemini ortaya koyduğunu ifade eden Özgen, MUGEM’in Türkiye’nin mavi vatandaki hak ve çıkarlarını koruma kapasitesine katkı sunacağını kaydetti.

Özgen, projenin askeri caydırıcılığın yanı sıra Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekteki rolünü destekleyeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“MUGEM ile Türk Donanması, ana vatandan uzak coğrafyalara güç aktarımı yeteneğini daha ileri bir seviyeye taşıyacak. Uçak gemisi sayesinde karadaki uçakların menzili dışında bulunan dost unsurlara hava şemsiyesi sağlanması mümkün hale geleceği gibi ihtiyaç halinde taarruz görevleri de icra edilebilecek.”

Uçak gemisinin yalnızca askeri görevlerde değil, dış politikayı destekleme, uluslararası alanda bayrak gösterme ve insani yardım operasyonlarına katkı sağlama gibi alanlarda da işlev üstleneceğini belirtti.

Türkiye’nin 2030’lu yıllarda merkezinde MUGEM’in yer aldığı bir deniz görev grubu oluşturabileceğini değerlendiren Özgen, bu grubun dünyadaki örnekler dikkate alındığında 5-6 muharip ve lojistik destek gemisinden meydana gelebileceğini ifade etti.

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Tepe sınıfı hava savunma harbi muhripleri, İstif sınıfı fırkateynler ve MİLDEN Projesi kapsamında geliştirilen denizaltıların bu görev grubunun unsurları arasında yer alabileceğini kaydetti.

Uçak gemilerinin periyodik bakım ve eğitim süreçlerinde harekât dışı kalabileceğini hatırlatan Özgen, bu durumun gelecekte ikinci bir uçak gemisi inşasını da gündeme getirebileceğini değerlendirdi.

Uçak gemisine sahip olmanın dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu bir kabiliyet olduğuna işaret eden Özgen, MUGEM’in Türkiye açısından stratejik anlamını şu sözlerle özetledi:

“Uçak gemisi, dünyada yalnızca az sayıda ülkenin sahip olduğu bir kabiliyet. Bu yönüyle MUGEM, elit deniz güçlerinin yer aldığı bir lige ‘giriş bileti’ anlamına geliyor.”

Türk Deniz Kuvvetlerinin son yıllarda kuvvet yapısını geliştirmeye yönelik önemli adımlar attığını belirten Özgen, MUGEM’in kıyı sularından açık denizlere uzanan stratejik vizyonu güçlendireceğini ifade etti.

Özgen, geminin hizmete girmesiyle Türk Donanmasının, ana vatandan uzak coğrafyalarda harekât icra edebilen deniz kuvvetlerini tanımlayan “mavi-su donanması” olma yolunda kritik bir eşiği geride bırakacağını kaydetti.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın